17 Haziran 2026 Çarşamba

BELGE | Mehmet Fatih Öktülmüş imzalı üç mesaj (1976-1977)

SUNUŞ


Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği (TİKB) Merkez Komitesi üyesi yiğit devrimci Mehmet Fatih Öktülmüş (1949-17 Haziran 1984) arkadaş (kaynak: Alınteri)

Yiğit devrimci Mehmet Fatih Öktülmüş arkadaşın ölüm yıldönümünde kendisini üç mesajını yayınlayarak anıyoruz.

İlk metin, Fatih Öktülmüş arkadaşın Adana Cezaevi'nde yatarken imzaladığı bir ortak imzalı açıklamadır. Adana Cezaevi'ndeki faşist baskı ve zulümleri anlatır. Dönemin ilerici gazetesi Vatan'da yayınlanmıştır. İkinci ve üçüncü metinler, Fatih Öktülmüş arkadaşın Adana Cezaevi'nde gerçekleşen işkenceyi protesto eylemi üzerine yaşanan olaylar üzerine sürülmesi sürecinde yazılmıştır. Adana'da gerçekleşen bu olayın tam tarihi 17 Aralık 1976'dır. Fatih Öktülmüş arkadaş aynı akşam sürülmüştür. İkinci metin o zaman içinde yer aldığı Halkın Kurtuluşu siyasetinin yayın organına gönderilmiştir. Maalesef bir dizgi düşüklüğü yüzünden başı yoktur. Üçüncü metin ise aynı sıralarda veya daha sonra ama büyük ihtimal 1977 içinde bir veya birden çok siyasete gönderilmiştir. Bu metin yaklaşık bir sene sonra, Celadettin Özel'in Sinop'a tayini (kaçırılması) ardından Aydınlık'ta çıkmıştır. Belirtilmemekle birlikte eskiden gönderilmiş bir metin olduğu açıktır. Üçüncü metin, belki ikinci metnin aynısı olup keyfi şekilde kısaltılıp düzenlenmiş de olabilir (maalesef eski yayınlarda, bilhassa Aydınlık'ta çok yaygın olan bir durumdur).

Mehmet Fatih Öktülmüş, "ölümün koynunda biten açlık" karşısında can bedeli mücadelesiyle devrimci direniş geleceğine bir tuğla daha koymuş, Türkiye Devrimci Hareketi'nin namus sahibi her kesimince saygıyla sahiplenilen bir devrimci bayrak olup halkın bağrından yükselmiştir. Bizler, Mehmet Fatih Öktülmüş'ün üç mesajını yayınlayarak ölüm yıldönümünde bu yiğit devrimciyi hatırlatıyor ve hatırlıyoruz.

Selam olsun halk için ölenlere, silah elde toprağa düşenlere! Selam, bin selam!

İbo'dan Demirdağ'a – Tarihimizden Öğreniyoruz
2026.06.17.

***

Tüm sayfa.

Detay.

Adana cezaevinde baskı


Adana cezavinde [sic] de faşist baskı, zulüm ve işkenceler son haddine varmıştır. Mahkûmlar bir cehennem hayatı içersinde [sic] yaşamaktadırlar. En ufak bir olay zulüm ve işkence ile son bulmakta, bu bahanelerle diğer mahkûmlar üzerinde terör estirilmekte ve sindirilmeye çalışılmaktadır. Zulüm ve işkencenin en son örneği 29 Ağustos 1976 günü hasımlı koğuşundan alınan 7 kişi, haklı ve haksız gözetilmeksizin ölesiye işkence görmüşler ve sonrada [sic] havasız, nemli ve sulu hücrelere kapatılarak kaderleriyle baş başa bırakılmışlardır.

İşkence yapmayı bir gelenek haline getiren, cezaevi müdürü gardiyanlar üzerinde de baskı uygulayarak gardiyanların esas görevini işkenceciliğe indirgemektedir. Özellikle yeni gelen her siyasi tutukluya falaka çekilmektedir. G. Antep [sic] olaylarından gelen siyasi tutuklulara daha cezaevine girişte, bir siyasi polis, jandarma ve gardiyanlar tarafından falaka çekilmiştir.

Kendisini yurtseverlerin, devrimciler ve demokratların yeminli düşmanı ilan eden cezaevi müdürü bu faşist baskılarla da yetinmeyerek basın ve yayınlara ambargo uygulayarak dışarı ile olan ilişkileri kesmek istemektedir. Vatan ve Politika gazeteleri cezaevine hiç alınmamakta, Cumhuriyet gazetesi ise bir veya iki gün sonra içeri alınmaktadır. D.G.M [sic]'de yargılanan siyasi tutukluların savunmaları ile ilgili kitaplar hiç verilmemekte ve hiç bir [sic] dergi içeri alınmamaktadır. Tüm kütüphaneler de olduğu gibi cezaevi kütüphanesinde de yurtsever yazarların kitapları kaldırılıp yerine; nur risaleleri, ırkçı ve faşist ideolojiyi ihtiva eden kitaplar ve seks kitapları ile doldurulmuştur. Tutuklu ve hükümlüler bu kitapları okumak zorunda bırakılmışlardır.

Ziyarete gelen mahkûm ailelerine hakaret edilmekte, dışardan gelen yiyecekler talan edilmekte, ancak bir miktarı ele geçmektedir. Tutuklu ve mahkûmlara idare tarafından çıkarılan yemekler yenilmeyecek durumda olduğu gibi, cezaevi kantininde de fahiş fiyatlar uygulanmaktadır.

Biz siyasi koğuştaki altta imzası bulunan tüm siyasi tutuklular olarak, bütün bu faşist baskı, zulûm ve işkenceleri, halkımıza uygulanan faşist baskıların bir parçası olarak görüyor ve durumu protesto ediyoruz.

ABBAS KARGIN, HALİFE ÖZER, İBRAHİM ALBAYRAK, CEMAL ÖZDEMİR, SEYFİ TALYAK, YEMLİHA SOYLU, M. REMZİ ALTUN, A. İHSAN GEZER, NURETTİN ÇİVİCİ, KADİR YÜKSEL, CAFER ÖZGÜL, İSMET SAVŞ [sic], CELAL ALAGÖZ, CİHANGİR TUMTUNÇ, MEHMET AKDENİZ, MEHMET FATİH ÖKTÜLMUŞ, HÜSEYİN SEZEK, HÜSEYİN DEMİR, ŞÜKRÜ AZAP, SERDAR DURUKAN, CUMA GÖBENLÍ, CENGİZ BAYILDIRAN, ÖMER ÇEVİK, TEVFİK SÖYLEMEZ.

- "Vatandaştan VATAN'a | Adana cezaevinde baskı". Kargın, Abbas.; Özer, Halife.; Albayrak, İbrahim.; Özdemir, Cemal.; Talyak, Seyfi.; Soylu, Yemliha.; Altun, M. Remzi.; Gezer, A. İhsan.; Çivici, Nurettin.; Yüksel, Kadir.; Özgül, Cafer.; Savş [sic], İsmet.; Alagöz, Celal.; Tümtunç, Cihangir.; Akdeniz, Mehmet.; Öktülmüş, Mehmet Fatih.; Sezek, Hüseyin.; Demir, Hüseyin.; Azap, Şükrü.; Durukan, Serdar.; Göbenli, Cuma.; Bayıldıran, Cengiz.; Çevik, Ömer.; Söylemez, Tevfik. Vatan. 10 Eylül 1976. Sayfa: 2.

***

Tüm sayfa.

Detay

Adana cezaevi


[...]

haline gelmiştir. Bu baskı ve işkenceler cezaevi, Adana I. Şube ve MİT işbirliği ile yapılmaktadır. Adana I. Şube polis memuru işkenceci MURAT bizzat kendisi hücrelerde bulunan siyasi tutuklulara işkence yapmaktadır.

Cezaevi müdürü faşist Celadet Özel hergün [sic] merkezi anonstan "ananızı ağlatırım, şiddetle cezalandırırım, falaka altında ezerim" v.b. [sic] tehditlerini savurmaktadır.

Diyarbakır'da işkence ile öldürülen İ. Gökhan Edge ile ilgili olarak iki PIT işçisi ve Yeni Haber-İş Sendikası Adana Şube Başkanı tutuklanmıştı. Bunlardan işçi Mustafa Kaya 15 Aralık 1976 günü açık görüş denerek koğuştan alınmış, siyasi polis ve MIT elemanları tarafından tehdit altında tutanaksız sorguya çekilmiştir. Faşist müdür arkadaşımızı bu durumu söylememesi için ayrıca tehdit etmiştir.

17 Aralık Cuma günü yine Mustafa Kaya anonstan mahkemeye çağrıldı. İki gün önceki kanunsuz sorgulama ve diğer iki arkadaşın çağrılmayışı bizleri şüphelendirdi. Koğuş mümessili arkadaşı müdüdüre [sic] göndererek mahkeme celp yazısını görmek istedik. Bunun üzerine faşist müdür gardiyanlarla birlikte siyasi koğuşa baskın yaptı. Arkadaşımızı vermemek için direnmemize rağmen, yoğun bir coplama sonucu tek tek 8 kişiyi koğuştan koparıp aldılar. 8 arkadaşımız daracık koridorlarda uzun süre coplanarak hücrelere atıldı. Bunun üzerine hemen açlık grevine başladık. Aynı gün akşama doğru sekizimize ayrı ayrı, üç posta falaka çekildi. Falaka esnasında bizlere "tövbe", "Allah" dedirtmeye, "kelime-i-şahadet" [sic] çektirtmeye çalıştılar. Direnmemiz üzerine faşist müdür "dinsizlere ölüm" diye gardiyanları daha da kışkırtarak üzerimize saldırttı. Falaka sırasında gösterdiğimiz devrimci kararlılık, onur ve direnme işkencecileri korkuttu. 10-15 gardiyanın saldırmasına rağmen bir arkadaşımızı falakaya yıkamadılar.

Sekiz kişiden biri olan ben, hemen o akşam Konya cezaevine sürgün edildim. Konya Hükümet Tabipliğinden işkence gördüğüme dair bir rapor aldım.

Adana'da hücrede olan diğer 7 arkadaş şunlardır: Yeni Haber-İş Sendikası Adana Şb. Bşk. Bekir Bahçeci, Mustafa Kaya, Hüseyin Sezek, İsmet Savaş Altaş, Cafer Kölük ve Mehmet Ali isimli bir arkadaş.

Tüm devrimci, yurtsever, ilerici, demokrat kişi ve kuruluşlar; Adana Cezaevinde siyasi tutuklulara yapılan baskı ve işkencelere karşı çıkalım.

İŞKENCECİLERDEN HESAP SORULSUN!
ZİNDANLAR BOŞALSIN!
FAŞİZME ÖLÜM, HALKA HÜRRİYET!

MEHMET FATİH ÖKTÜLMÜŞ

- "Adana cezaevi". Öktülmüş, Mehmet Fatih. Halkın Kurtuluşu. 10 Ocak 1977. Sayı: 39. Sayfa: 7.

***

Tüm sayfa.

Detay.

Müdür cezaevini işkencehaneye çevirdi.


Uzun senelerden beri Adana Kapalı Cezaevinde var olan faşist zulüm, Celadettin Özel in müdürlüğü sırasında iyice yoğunlaştı. Faşist olduğunu, eski MİT işkencecisi olduğunu açıkça söyleyen müdür, hapishaneyi "işkencehane"ye çevirdi. Arkasında MC iktidarının olduğunu, hiç bir [sic] yasa, yönetmelik tanımadığını söyleyen müdür, falakayı diğer tutukluların gözleri önünde yaparak işkenceyi yılgınlık ve tehdit aracı olarak kullanıyor. Ayakları patlayıncaya kadar falakaya çekilen tutuklular, işkence izleri kaybolana kadar ıslak zeminli hücrelerde tutuluyorlar. Falaka sırasında sivil kişiler de hazır bulunmakta, Birinci Şube ve MİT elemanları hücrelere kadar gelerek işkence yapmaktadır. Adana Birinci Şube polisi Murat, cezaevi içinde sık sık görülmektedir. Müdür, cezaevi anonsunda hergün [sic], "ananızı ağlatırım", "şiddetle cezalandırırım", "falakada ezerim", "burada kanun benim", demektedir.

Diyarbakır'da işkence ile öldürülen İsmail Gökhan Edge ile ilgili olarak Adana'da iki PTT işçisi ve Yeni Haber-İş Sendikası şube başkanı tutuklanmışlardı. Bunlara yapılan işkenceleri protesto edince, müdür koğuşumuza gardiyanları saldırttı. Koğuştan alınan sekiz kişi daracık koridorlarda uzun süre coplanarak hurdahaş halde hücrelere atıldılar. Bunlara hücrede üçer posta falaka çekildi.

Sekiz kişiden biri olan ben, o akşam Konya cezaevine sürgün edildim. Konya Hükümet Tabipliğinden işkence gördüğüme dair rapor aldım.

Mehmet Fatih Öktülmüş

- "Celadettin Özel Adana Cezaevi müdürü iken. | Müdür cezaevini işkencehaneye çevirdi." Öktülmüş, Mehmet Fatih. Aydınlık. 30 Mart 1978. Sayfa: 2.