9 Haziran 2022 Perşembe

BELGE | Garbis Altınoğlu - Yaşasın TKP/M-L Hareketi (1979)

ÖN AÇIKLAMA

Bilindiği gibi Garbis Altınoğlu, yakın bir geçmişte hayatını kaybetti. Eşi, bir zamanlar kendisinin kullandığı sosyal-medya araçlarından halen daha Garbis'in çeşitli yazılarını yayınlıyor. Kendisine, müteveffa eşinin anısını yaşatma uğraşında başarılar dileriz.

Garbis Altınoğlu, daha sonraları TKP/M-L Hareketi'ne dair değerlendirmelerini değiştirmiş, örgüte daha negatif bir yaklaşımla yaklaşmıştır. O yüzden son görüşleri için elbette ki daha geç dönemden yazılarına bakılmalıdır. Yine de bu mesajı da yayınlamayı, hiç yoktan o dönemki görüşlerinin ve/veya ruh halinin anlaşılması açısından kayda değer görüyoruz.

Garbis Altınoğlu, devrimci mücadele direngenliğiyle meşhur olmuş birisidir. Garbis'in serbest bırakılması için yapılan kampanya sırasında direngen kişiliğini tanıtmak için Emeğin Bayrağı'nda çıkmış bir yazıdan ufak bir alıntı yapacağız:[1]

"(...) Sorumlu Başgardiyan Sırrı (soyismini anımsamıyorum), "Dom dom kurşunu" adlı türküyü söyleyerek Garbis'i özel olarak jopluyordu. Onlara göre tüm bu işleri yapan[,] Garbis'ti. Bu nedenle özel bir ilgi görüyordu. Yoğun dayak ve işkenceden sonra, bizim davadan ben, Garbis Altınoğlu, Güzel Aslaner ve Hasan Tosun'u 1. Müşahedenin hücrelerine; TİKB davasından Remzi Küçükertan, Hasan Akdoğan ve Necdet Çelik; Partizan davasından Turan Talay'ı 2. müşahedenin hücrelerine koydular. İlk geceyi yataksız geçirdik. Bizi hücrelere koyduktan kısa bir süre sonraydı, Garbis, seslenerek durumumu sordu. "İyi" olduğumu söyledim ve "sen nasılsın Garbis?" dedim. "Biz eski toprağız oğlum, kolay kolay eskitemezler" dedi."

Evet, Garbis Altınoğlu "eski toprak"tı ve kolay kolay eskitilemezdi. İşkenceciler karşısındaki direnişi, dönemi yaşamış tüm devrimcilerin dilindedir.[2] Elbette ki kendisinin fikirlerini paylaşmıyoruz, ya da MLKP'den istifası sonrası örgütsüz pratiğini eleştiriden muaf tutmuyoruz, yine de Garbis saygıyı hak eden bir devrimci pratik yaşamıştır, bundan sonra da hep böyle anılacaktır.

Anısına saygıyla.

İbo'dan Demirdağ'a – Tarihimizden Öğreniyoruz
2022.06.10


[1] "İşkencehanede, zindanda direnişin ve onurun sembolü bir devrimci: Garbis Altınoğlu". Kılınç, Haşim. Emeğin Bayrağı. Kasım 1988. Yıl: 1. Sayı: 9. Sayfa: 64.
[2] Vaktinde Garbis Altınoğlu şöyle de eleştirilmiştir ("MLKP'de yaprak dökümü ve Garbis Altınoğlu'nun hezeyanları üzerine" (20 Haziran 2000). Proleter Halkın Birliği. [Haziran?] 2000. No.: Özel Sayı 12 ["MLKP'de Yaprak Dökümü Sürüyor"]. Sayfa: 44.):

"K. Bayrak gazetesinin "Işık , daha çok ışık!" başlıklı açıklamasına baktığımızda bunu görüyoruz . Bu açıklamada K. Bayrak gazetesi Garbis Altınoğlu'nun "ne kadar eski ve emektar bir devrimci" olmasından başlayarak, devrimcilerin 12 Eylül döneminde "dirençli tutumuyla hatırlayacağını" belirterek gerçekleri bilmeden atıyor, attıkça da coşuyor. Bunların bazıları doğru bazıları ise yanlış. Örneğin Garbis'in işkencedeki tutumu örnek değil. Bilindiği üzere Garbis Altınoğlu, yılların devrimcisi ve aynı zamanda 12 Mart 1971 deneyimini yaşayan bir kişi olarak Aralık 1981'de İstanbul polisince bir operasyon sonucu yakalandığında, o kendisini çok küçümseyip mahkum etmeye çalıştığı İbrahim Kaypakkaya yoldaşın "işkencede ser verip, sır vermeme" geleneğine bağlı kalmayarak işkencede zayıflık göstermiştir. Bu bakımdan Garbis Altınoğlu'nun 12 Eylül sürecinde düşmana karşi direnişinin önemli zaaflar taşıdığını belirtmeliyiz. Yani Garbis Altınoğlu poliste örgütsel statüsünü kabul etmiş ve bu bakımdan da TKP/ML Hareketi'nin geleneğini sürdürmede başarılı olamamıştır. Hatta Garbis'in bu işkencedeki zaaflı tutumunu düşman teyp kasetine alarak bir çok yoldaşa dinletip, onların işkenceli sorgularında morallerini bozarak teslim almada kullandığını da biliyoruz. Bu zaaflı durumun dışında Garbis'in zindanlarda devrimci direnişçi bir çizgide durduğu bir gerçektir."

Bu eleştiriler bizce abartılıdır. Garbis'in örnek tavır takındığını kendisi değil, başkaları değil, çok sevdikleri örgütleri propaganda etmiştir. Elbette ki nüans detaylarında (ki biz detaylarına vakıf değiliz) en iyisi olmayabilir, lakin Garbis'in genel olarak direndiği bilinir. Türkiye'de sorgularda direnip, hatta şehit düşen nice yiğitler vardır lakin maalesef bunlar çoğunluk olmamıştır. Bu açıdan baktığımızda, elbette ki Garbis'in direnişi örnektir.

***

Garbis Altınoğlu'nun, Prof. Mugan olayı sonrası aranırken basında çıkan bir fotoğrafı (kaynak: Tercüman. ??? [tekrar saptanınca eklenecektir]).

Yaşasın TKP/M-L Hareketi

Belli bir süredir HK ve Partizan gibi küçük-burjuva oportünist akımlar, benim, TKP/M-L Hareketinden [sic] ayrıldığım yada [sic] kendilerine katıldığım doğrultusunda gerçekdışı propagandalar yapmaktadırlar. Onların bu ve benzeri propagandalarını kendi iç güçlüklerini altetme [sic] gereksinimlerinden kaynaklanmakta, kendilerinin M-L Harekete karşı giriştikleri mücadelede başvurmayı alışkanlık edindikleri yöntemler hakkında bir fikir vermektedir. Küçük-burjuva oportünist akımların başvurdukları bu yoz burjuva mücadele yöntemleri[,] Türkiye proletaryasının öncü birliği olan TKP-ML Hareketinin [sic] gelişmesini ve zaferle ilerlemesini asla engelleyemeyecektir. 22-27 Nisan 1979 tarihleri arasında toplanan ve örgütümüze büyük bir itilim veren 1. Konferansımız, bu gelişimin parlak bir göstergesi olmuş, küçük-burjuva oportünist akımların şefleri arasında belirgin bir panik havasının doğmasına neden olmuşlardır. Özellikle HK dergisinin hareketimize karşı giriştiği iftira, karalama ve demagojik saldırıların dozunu arttırması ve son zamanlarda TKP/ML Hareketini [sic] "gerici" olarak niteleyecek kadar ileri gitmesi bu nedenlere bağlanmalıdır. Ancak, gerek karşı-devrimin, gerekse oportünizmin her türden saldırılarının yoğunlaşması, TKP/M-L Hareketinin [sic] proletaryaya ve emekçi kitlelere halk demokrasisi, sosyalizm ve komünizm mücadelesinde önderlik etmesini asla engelleyemez. TKP/M-L Hareketi, koşullar ne denli zor olursa olsun uluslararası komünist hareketle ve tüm ilerici güçlerle omuz omuza emperyalizme, sosyal-emperyalizme, burjuvaziye, gericiliğe ve her türden revizyonizme ve reformizme karşı sonuna dek yılmadan mücadele edecek, dünya proletaryasının Türkiye'deki birliği olarak kalmaya, proleter devriminin ve proleter enternasyonalizminin şanlı kızıl bayrağını dalgalandırmaya devam edecektir.

GARBİS ALTUNOĞLU [sic]

Kaynak: "Yaşasın TKP/M-L Hareketi". Altunoğlu, Garbis [sic]. Devrimci Halkın Birliği. 1 Ekim 1979. Sayı: 62. Sayfa: 7.

Not: Biz Garbis'in bahsettiği Partizan'ın kendisine katıldığı gibi bir iddiayı nerede dillendirdiğini bilmiyoruz ama aksine Parti'nin ve hareketin, bilhassa dönemin faşist-feodal basının "Ümit Necef, Garbis Altınoğlu vb. tarafından yönetilen TKP/M-L" şeklindeki iddialarına karşılık "Ümit Necef ve Garbis Altınoğlu gibi hainlerin örgütümüzle ilişkisi yoktur" yollu açıklamaları çeşitli kereler yaptığını biliyoruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder