27 Mayıs 2020 Çarşamba

BELGE | TİKP/Kuram oportünizminin iki ayrı dönemden görüşleri

SUNUŞ


Bilindiği üzere, birkaç yıl öncesine kadar TİKP/Kuram isimli Aydınlık'tan kopma bir çevre, bir dönem içerisinde faaliyet yürüten kimi eski Partizancılar'ın da etkisiyle MLM'yi kabul etmişti. Bunlar, Mao Zedung ve Amerika'nın ilişkileri ve Lin Biao olayı üzerinde bir soru işareti çekiyor, tüm TDH'ye mavi boncuklar saçıyor, 10 Şubat 2018 tarihindeki kongrelerinde "MLM"yi savunuyor,[1] hatta Redspark haber sitesine bile "sitenize katkıda bulunmak istiyoruz" diye mektup yazıyordu.

Bu çevre, kısa bir sürede dramatik bir şekilde bundan dönerek, 12-13 Şubat 2019 gibi içindekileri tasfiye etti, "Hasan Yalçın partisi"nden dem vurmaya başladı, MLM'den ML-MZD'ye geçiş yaptı. Sosyal medya hesaplarını sıfırlayıp, sitelerindeki işlerine gelmeyen şeyleri boşaltıp düzenlediler.

Aslında TİKP/Kuram oportünistlerinin bu tasfiyesinin örgütsel olarak da incelenmesi gerekir kuşkusuz ama ne TİKP/Kuram merkezinden, ne de tasfiye edilenlerden bir açıklama görmediğimiz için (varsa da görmedik) bizi ilgilendirmeyeceğinden dolayı es geçiyoruz. Amacımız zaten bu tasfiye meselesi değil, tarihe not düşmek ve Şafakçılık ile Maoizm kırması bir akımın yürüyemeyeceğini göstermek ve ibret olarak sergilemektir.

Burada Kuram dergisine yazdığımız soruları ve bunlara verilen cevapları sunuyoruz. O dönem bu sorular, bu konularda kesin pozisyonlarını açıklamadıkları, hatta bir kısmında anti-görüş barındıran imalarda bulundukları için sorulmuştu. Bundan sonra, Kuram oportünistlerinin tasfiye ardından gelen görüşlerini açıklaması açısından kısa bir alıntı koyacağız.

Bunları koyarken, Kuram dergisi bize isimle yazdığı için, isimli kısımları sileceğiz. Doğal bir şeydir ve okuyucu bunu anlayacaktır, yine de belirtme yükümlülüğümüz olduğuna inanıyoruz. Ayrıca kimi büyük-küçük harf gibi düzenlemeler yaptık. Bunlar, editörlük düzenlemeleridir ve tıpkısının aynıdır. Şüphesi olanlara orijinal konuşmanın görüntülerini (isim silmeyle) sağlayabiliriz.

Peki TİKP/Kuram'a dair görüşümüz nedir? Biz, bu hareketin zaten daha en baştan oportünist bir hareket olduğunu, Şafakçılık ile Maoizmi rezillik derecesinde karma çabasına değinip mahkum etmiştik. Bugün bu hareket açıkça savunduğu karşı-devrimci modern-revizyonist Üç Dünya Teorisi ile karşı-devrimci olduğunu kanıtlamıştır. Türkiye komünistleri, bu harekete "yeni tipte modern-revizyonist bir karşı-devrimci hareket" gözüyle bakmalıdır. O dönemler, reformist bir küçük-burjuva hareketiydi. Daha doğrusu, böyle bir imaj çizmeye çalışıyordu. Bu konuda kimi belirtiler de gösterdiler ama Şafakçı revizyonistler bu kadar bir gelişim karşısında bile irkilip sonunda maskelerini attılar. Bu, kötü değil iyi bir şeydir. Türkiye komünistleri bunların 1977-8 arasının Aydınlık'ının titrek bir kopyası olduğunu bilmeli ve ona göre bu belirlemeyi bunların boynuna asmalıdır.

Bu olay, ibret vericiliği açısından da takdire şayandır. Bütün komünistler uyanık olmalı ve sahte devrimci, "Maoist" pozlara kanmamalı, uyanmalıdır. Bugün Türkiye'nin bir Marksist-Leninist-Maoist komünist partisi vardır ve bütün Türkiye komünistleri bu sancak altında birleşmelidir.

Yoldaşlar, bütün devrimciler,

Marksizm-Leninizm-Maoizmin sancağı altında birleşelim!
Revizyonizme, modern-revizyonizme, her türden sağ ve sol oportünizme, tasfiyeciliğe ve dogmatizme karşı MLM biliminin yaratıcılığıyla kuşanalım!
Şehit yoldaşların kanıyla çizdiği ihtilalin kızıl ışıklı yolunda, ileri!
Yaşasın Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao Zedung yoldaşların kızıl ışıklı yolu!
Yaşasın Marksizm-Leninizm-Maoizm!

İbo'dan Demirdağ'a – Tarihimizden Öğreniyoruz
2020.05.28.

[1] "Devrimci Demokratik Bir Kongre Örneği". TİKP.

TİKP/KURAM OPORTÜNİSTLERİNİN DÜNÜ


Kuram oportünistlerinin Lin Biaocu "ezilen uluslar" mottolu, esasen Aydınlık'ın Teori'sinden çalınma sloganı.


- : Derginizin şu konularda kısaca görüşlerini merak ediyorum, eğer yazılar mevcutsa onları da okumak isterim:

1) Mao Zedung son yıllarında hata etti mi?
2) Üç Dünya Teorisi Marksist bir görüş müdür? Mao'nun ürünü müdür yoksa Deng ve çetesinin mi?
3) Lin Biao karşı-devrimci midir parti içerisinde bürokratlarca Mao'dan gerçekler saklanarak komplo kurularak tasfiye edilen bir komünist midir?
4) Türkiye İşçi Köylü Partisi ismi bilimsel olarak doğru mudur? Bu ismin seçilme sebebi nedir?
5) Aydınlık Hareketi'nin tarihi üzerine görüşünüz nedir? Hiç Marksist bir hareket oldu mu, olduysa bu hangi tarihler arasındaydı?

İyi geceler/günler.

- Kuram: [..., silindi -TÖ] Yoldaş merhaba. Öncelikle dergimize ilgi göstermiş olduğunuz için mutluluğumuzu paylaşmak isteriz.

Her biri oldukça hacimli ve kritik konular olan sorularınıza yönelik en genel hatları ile affınıza sığınarak bu sınırlı Facebook aracı ile yanıtlarımızı iletmek isteriz. Tarihsel bulgular ve yeni bilgilerden beslenerek cevaplar süreçle birlikte elbette dergimiz sayfalarında ve web sitemizde işleyeceğimiz konularda muhakkak yer alacaktır. Keza araştırma nesnemiz de tam olarak Marksizm-Leninizm-Maoizm biliminin devrimi teori ve pratiğe katkılarının incelenmesi ve en geniş kesimlere aktarılması, komünist bir topluma doğru küçük de olsa katkılara dönüşmesi...

1) Mao Zedung'un son yıllarında hata ettiğini esas olarak düşünmemekteyiz. Aksine son yıllarında (1975-1976) Kültür Devrimi'nin önderleri ile bir kez daha sağa karşı başlatılan ancak ne yazık ki yenilen mücadelenin de mimarı Mao Zedung Yoldaştır. Ancak devrimci güçler kadar karşı devrimci güçlerin ve rehabilite edilen kadroların da azımsanmayacak misillemeleri de bu kritik evrede göz ardı edilmemelidir. Özellikle 1971 döneminde enternasyonal büro sorumlusunun değiştirilmesi, Zhou Enlai'ın dengelere oynar gözüken sağa yönelik belirgin açılımları ve Kang Biao'nun çizgisi tartışılmalıdır.

2) Üç Dünya Teorisini Marksist-Leninist bir teori olarak kesinlikle kabul etmiyoruz. Aksine Çin'in yeni zenginlerinin son 40 yıldaki istikrarlı çizgisinin ve dünya devrimine sırt çevirmesinin en önemli düşünsel altyapısı olduğunu tahlil ediyoruz. Yapılan araştırmalar (DKP-ABD lideri Bob Avakian Yoldaş'ın ve özellikle yakında El Yayınları'ndan yayınlanacak Sri Lanka devriminin önderi Shanmugathasan'ın eserleri) bu teorinin doğrudan Deng Xiaoping ve çetesine ait olduğunu göstermektedir. Ne yazık ki sanki Mao Yoldaş'ınmış gibi yoğun bir algı operasyonu dünyada yapılmıştır. Bunda Enver Hoxha ve çizgisinin de büyük ve olumsuz etkisi bulunmaktadır.

3) Lin Biao şüphesiz önemli katkıları olan bir Marksist-Leninisttir. Özellikle Yaşasın Halk Savaşı'nın Zaferi isimli çalışmasında halk savaşının evrensel önemini tahlil etmesi kritik önemdedir. Ayrıca 1971'e kadar Çin devriminin en kritik aşamalarında büyük sorumluluklar almış bir yoldaştır. Operasyon ile tasfiyesindeki belirsizlikler ve bulanıklıklar ayrıca Cen Boda grubu ile ve diğer "kara çeteleri" desteklediğine ilişkin açıklamalar halen tartışma konusu olmayı sürdürmektedir.

4) Bir karışıklık olmaması açısından belirtmekte yarar görüyoruz. Kuram Dergisi, TİKP üyesi yazarlar kadar çok çeşitli fraksiyonlardan ve bağımsız devrimci düşünce insanlarından da oluşan devrimci bir kolektiftir. Parti isminin seçimine yönelik açıklama yapmamız esas olarak diğer yoldaşların yanıtlaması gereken bir soru olduğu için burada çok doğru olmayacaktır. Şahsen şunu diyebilirim, İbrahim Kaypakkaya yoldaşın da seçme yazılarında belirttiği gibi devrimlerle aşılacak tarihsel kategorilerin ve sınıfların sabitlenmesi esas olarak doğru değildir. Ancak pratik açıdan devrimin de sınıfsal temel güçlerinin vurgulanması önemlidir.

5) Aydınlık hareketine yönelik verebileceğim yanıt da şahsi olacaktır [..., silindi] Yoldaş. Tarihsel seyirleri, esas olarak 1977 sonrası 3 Dünya Teorisini belirledikten sonraki çizgileri ve uygulamalarının ciddi problemleri büyüterek geliştirdiğini göstermektedir. TİİKP'nin belirli bir evresi, Sosyalist Parti'nin yine belirli pratikleri mücadele tarihi açısından incelenmeyi hak eden olumlu pratikleri içermektedir diyebiliriz. Hareketin doğası gereği kuruluş dönemlerinden itibaren kendini gösteren demokratik devrim anlayışındaki burjuva/sınıf uzlaşmacı karakter, Kemalizm sapması ve bürokratik uygulamalar ise gelinen noktada neye dönüştüklerinin yollarını ören dinamiklerdir.

Kısa yanıtlarımızdan ötürü yeniden affınıza sığınıyor, desteğiniz için teşekkür ediyoruz.

Devrimci selam ve saygılarımızla

- : Cevaplarınız için teşekkürler, saygılar.

Bu konuşma 2018.03.24. tarihinde gün içinde farklı saatler içerisinde gerçekleştirilmiştir.

TİKP/KURAM OPORTÜNİSTLERİNİN BUGÜNÜ


Kaynak: "TİKP'nin sahip çıktığı miras ve devrim stratejisi". Durna, İsmail. Kuram. Ocak-Şubat 2019. Sayı: 21. Sayfa: 7. (Not: Ufak yazım hatalarını, okumayı zorlaştırmaması için biz, dergi editörü yerine düzelttik)

"ÜÇ DÜNYA TEORİSİ
Mao Zedung'a ait olan Üç Dünya Teorisi, 1975-1980 arasında Türkiye'de de sosyalistler arasında yaşanan en önemli tartışma konularından biriydi. Üç Dünya tahlili [bu iki kelime bariz ki yeniden düzenlenen bir cümleden kalan bir kusur, yine de bizim bilemeyeceğimiz çok Bâtınî bir anlamı olabilir diye (!) dokunmadık -TÖ] Mao, Lenin'in emperyalizm teorisini esas alarak Üç Dünya Tahlilini o dönemin stratejisi olarak geliştirmişti. Buna göre birinci dünya ezen ve ezilen uluslar olarak ikiye bölünüyordu. Baş çelişme emperyalizmle ezilen uluslar arasındaydı. Asya, Afrika ve Latin Amerika'nın Ezilen Ulusları üçüncü dünyayı oluşturuyordu. Birinci dünyayı ise iki süper devlet olan ve bütün dünyada hegemonya mücadelesi sürdüren ABD ve Rusya oluşturuyordu. İki süper devlet aynı zamanda savaşın kaynağıydı. Birinci dünya ile üçüncü dünya arasında kalan ve dünya hegemonyası için rekabet gücü olmayan Avrupa ülkeleri ve Japonya, Kanada gibi gelişmiş ülkeler ise ikinci dünyayı oluşturuyordu. İşte üç dünya teorisi emperyalistler arası çelişmeleri dikkate alan bir devrim stratejisi öngörüyordu.
ÇKP içinde Deng Siao-Ping kliği üçüncü dünyanın Sosyal emperyalizme karşı gerekirse ABD ile işbirliğini yapabileceğini savunuyordu. Türkiye'de bu çizgiyi Aydınlık Hareketi izledi. NATO ile işbirliğini savundular. Mao Zedung ise üçüncü dünyanın iki süper devlete karşı ikinci dünya ile ittifakını savunuyordu. Doğru çizgi buydu."

Kuram'ın oportünist şefinin Mao Zedung'un "üçüncü dünya"nın "ikinci dünya" emperyalistleriyle birliği savunduğu iddiasının saçmalığı bir yana, o "ikinci dünya"dan İngiltere, Zufar'da Halk Savaşı'na karşı Kral Kabus'u desteklerken (ki Çinli revizyonist yöneticiler Zufar Halk Savaşı'nı en az 1978 yılına kadar, yani darbeden 2 yıl sonra bile desteklediler) acaba bu çizginin "doğru"luğunu hiç düşünmek gerekir miydi? Bırakalım Kuram oportünistlerimiz, abilerinin NATO'yla işbirliğini desteklemesini eleştirip Batı Avrupa emperyalistleri başta olmak üzere Kanada, Japonya gibi emperyalistlerle işbirliğini savunsun. Nasılsa doğru çizgi budur!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder